Geçenlerde gündeme bir haber düştü. Yürek burkan cinsten. Hepimizin bildiği bir gerçek, acı şekilde tekrar karşımıza çıkıverdi.
Dershane parasını ödeyemediği için, annesi cezaevine giren bir genç bu acıya dayanamayarak intihar etti.
Sormak lazım yetkililere, “BİLMİYOR MUYDUNUZ?”
Yeni bir sektör oluşturdunuz. Evet ekonomiyi canlandırdınız bir nebze. Ama sırtından geçinilenler garibanlar oldu nedense?
Fırsat eşitliği dediniz… Hani nerede?
Dershaneye gitmeden kazanılabiliyor mu sınavlar? Para dökmeden başarılıyor mu?
Avrupa Birliğine uyum sağlamak için yapmadığınız saçmalık kalmadı. 10 kişilik sınıflar için tasarlanmış programları 50 kişilik sınıflar için uygulatmaya kalktınız.
Yoğun sınıf öğretmeni açığının olduğu bir ülkede, açığı kapatmadan okul öncesi uygulamasına geçtiniz. Hangi mantıkla? Sınıf öğretmeni fazlası var aslında dediniz. Kadrolar dolu. Peki ya 100.000e yakın asgari ücretli öğretmene ne dersiniz? Uzaydan mı geldiler?
500 TL ile geçinen aile, 300 TL’yi dershaneye mi versin aidata mı?
Ülkede eğitim hizmetleri aksarken siz üniversiteliler tabii açıkta kalacak, dünyada da böyle dediniz. Ama aynı anda “en az 3 çocuk” da dediniz. Özür dilerim ama bu çocukları nerede okutmayı planlıyorsunuz?
Mevcut üniversitelerin durumu içler acısı iken, bilimsel çalışmalara doğru düzgün ödenek ayırmaz iken yeni üniversiteler açtınız. Ne alaka?
Eğitim programlarını kopya ettiniz. Sınavda kopya çeken öğrenciye benzediniz. Ama yakalandınız da… Notunuz zayıf. Sınıfta kalmalısınız. Ama bir gariplik var, hâlâ sınıf atlıyorsunuz. Hâlâ ülkeyi berbat etmeye devam ediyorsunuz. Oldu mu şimdi?
Siz bunları “BİLMİYOR MUYDUNUZ?”